İlhan Erdost


1944 - 7 Kasım 1980

Onur Yayınları sahibi İlhan Erdost, 7 Kasım 1980'de ağabeyi, Muzaffer Erdost'la birlikte gözaltına alındı. Mamak Askeri Cezaevi A-Blok'ta fişlenen iki kardeşin, önden ve yandan fotoğrafları çekildi. Saçları ve bıyıkları kesildi. C-Blok'a götürülmek üzere Reo denilen kapalı cezaevi arabasına tekme tokat bindirildiler. Astsubay Şükrü Bağ, Erdost kardeşlere, eşyaları aranırken, "On yaşındaki bebeleri zehirlediniz, içerisi sizin zehirlediklerinizle dolu!" diyecekti. Arabaya bindirildikten sonra da, (görevli üç muhafız erin Askeri Yargıtay'a yazdıkları dilekçelerde belirttiklerine göre) yanındaki erleri kenara çekti, "Bunlar birer yılandır, analarını ağlatmazsanız ben sizin ananızı ağlatırım!" diyerek, dövülmeleri için emir verdi.

İlhan Erdost dövülerek öldürüldü. Soruşturmayı yürüten askeri savcı, Erdost kardeşleri döven dört erden birinin muhafız görevi olmadığını saptadı. Bu erin Etlik'te sağ militan olarak ünlendiği sonradan öğrenilecekti. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı dört er hakkında kasten adam öldürmek, astsubay hakkında ise kasten adam öldürmeye azmettirmek suçlarından dava açtı.

Yargılama 7 yıl sürdü. Görevli üç er, ayrı ayrı 10 yıl 8 ay ağır hapis cezası aldı. Özel amaçla arabaya binmiş olan ere, 8 yıl hapis cezası verildi. Astsubay da ilkin 10 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Bu ceza Askeri Yargıtay Genel Kurulu'nda onaylandı ve kesinleşti. Ama astsubayın, şoför mahallinden dövülme olayını duymasının ve görmesinin olanaksız olduğu görüşüyle Askeri Yargıtay 5. Dairesi, yargılamanın yeniden yapılmasına karar verdi. Astsubay Şükrü Bağ'a bu kez görevi ihmalden ve üst sınırdan 3 yıl hapis cezası verildi; Askeri Yargıtay 5. Dairesi kararı bozdu; bu kez 6 ay hapis cezası verildi. Erdost kardeşlerin nakledildikleri Reo aracında, tutuklulara ayrılan bölüm ile muhafız erlere ayrılan bölüm arasındaki parmaklıklı kapıyı kilitlemediği için "görevini ihmal" etmişti. 6 aya kadar olan ve cezaların temyizi, yalnızca sıkıyönetim komutanının takdirine ve yetkisine bağlıydı. Sıkıyönetim komutanı da kararı temyiz etmedi, tasdik etti.

Gözaltına alınmalarının, suçlarının nedeni, İlkyaz Basımevi'nde çok sayıda yasak yayın bulundurmak olarak belirtilmişti. Oysa İlkyaz Basımevi'nde yasaklanmış tek bir yayın yoktu. İlhan'ın öldürüldüğü tarihten bir süre sonra, Birinci Şube'den görevli memurlar İlkyaz Basımevi'ni açmaya geldiklerinde tek bir kitap almadılar. Açıp gittiler.

Ne var ki basımevinin açılması için verilen kararın tarihi 30 Ekim 1980'di, yani Erdost'un öldürüldüğü tarihten 7 gün öncesine aitti.

 
Özgeçmiş

Haberler

Roboski'ye sorgulamaya gidiyoruz.

10.05.2013

Devamı için Tıklayın >>>

Öldürülüşünün 16. Yılında Metin Göktepe'ye Ablası Meryem Göktepe Türkmen'den Mektup

10.04.2012

Devamı için Tıklayın >>>

19 Ocak 2012'de Hrant Dink'in Öldürülüşünün 5. Yılı Anması'nda Taksim'deyiz.

17.01.2012

Devamı için Tıklayın >>>