Yusuf Ekinci


14 Ağustos 1942 - 25 Şubat 1994

Yusuf Ekinci 14 Ağustos 1942 yılında Diyarbakır’ın Lice ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokul öğrenimini Lice’de, lise öğrenimini Diyarbakır’da tamamladıktan sonra 1967 yılında Ankara Hukuk Fakültesini bitirdi.

Öğrencilik yıllarında ilk Türkiye İşçi Partisi hareketine katıldı ve partinin Ankara İl İdare Kurulu’nda görev aldı. Doğu Devrimci Kültür Ocakları’nın kuruluşunda aktif olarak çalıştı.

Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Avukatlık stajını Diyarbakır’da tamamlayıp mesleğine Diyarbakır Barosuna kayıt olarak başladı. 12 Mart 1971 muhtırasıyla doğulu birçok demokrat ve yurtsever insanla birlikte Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı’nca gözaltına alınıp tutuklandı. Duruşmalar neticesinde beraat ederek tekrar avukatlık mesleğine devam etti. Bu tarihten sonra mesleki faaliyetlerine yoğunlaştı. Ancak demokrat ve yurtsever kişiliğinden hiçbir zaman taviz vermedi.

1983 yılında Ankara’ya yerleşti ve Ankara Barosu’na kaydını yaptırıp burada mesleki faaliyetlerine devam etti. Mesleğindeki dürüstlük ve titizliği kendisiyle iş gören herkes tarafından kabul edildi. Kendisi gibi avukat olan eşi Ülkü Ekinci ile evliliklerinden iki erkek ve bir kız çocukları vardır.

24 Şubat 1994 tarihinde saat 18:00 sularında arabasıyla Ankara’daki evine giderken karanlık güçler tarafından alınmış ve ertesi gün Ankara Gölbaşı mevkiinde kurşunlanmış cesedi bulunmuştur…

Olaydan sonra resmi kurumlar Yusuf Ekinci cinayetini adi bir cinayet olarak ele almış, sorgulanan şahıslar Yusuf Ekinci’nin yakın çevresi ile sınırlı tutulmuştur. Yapılan soruşturma hala faili meçhul statüsünde bir savcılık dosyasında yer almaktadır. Dosya incelendiğinde, ciddi hiçbir girişimde bulunulmadığı görülmüştür. Özellikle Susurluk skandalının ardından ortaya çıkan ve Yusuf Ekinci cinayetinde de kullanılmış olan Uzi marka kayıp silahlar ile ilgili olarak, Ekinci Ailesi tarafından savcılığa konu hakkında inceleme başlatma talebi yapılmasına rağmen, bu konuda da resmi makamlarca bir girişimde bulunulmamıştır. Savcılık dışında dönemin Cumhurbaşkanı da dahil olmak üzere bir çok kişi ve kuruma, konu üzerinde hassasiyetle durulması konusunda yapılan girişimler de sonuçsuz kalmıştır. Özellikle Uzi marka silahtan çıkan mavi çekirdekli, özel yapım, İsrail’den alınan mermilerin kullanılmış olmasının, cinayetin Susurluk çetesi olarak adlandırılan yapı ile ilişkilendirilebileceği, bu şüphenin makul bir şüpheden de fazla olduğu konusunda savcılığa yapılan başvurulardan da bir sonuç alınamamıştır.

Ekinci Ailesi tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine bir tazminat davası ikame edilmiştir. Bu dava AİHM’nin esastan bakabilmesi için gerekli olan iç hukuk yollarının tüketilmesi ön şartının Olağanüstü Hal Bölgesi’nin dışında uygulanmadığı ilk davalardandır. Esastan yapılan incelemede Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni gerekli adli soruşturmayı yapmamış olması sebebi ile tazminata mahkum etmiştir.

Yusuf Ekinci cinayeti 1994'ten beri aydınlatılmamıştır ve soruşturma dosyası faili meçhul olarak işlem görmektedir.

 
Özgeçmiş

Haberler

Roboski'ye sorgulamaya gidiyoruz.

10.05.2013

Devamı için Tıklayın >>>

Öldürülüşünün 16. Yılında Metin Göktepe'ye Ablası Meryem Göktepe Türkmen'den Mektup

10.04.2012

Devamı için Tıklayın >>>

19 Ocak 2012'de Hrant Dink'in Öldürülüşünün 5. Yılı Anması'nda Taksim'deyiz.

17.01.2012

Devamı için Tıklayın >>>