Ali İsmail ve Mehmet’in duruşmalarına çağrı

03.02.2014

   
 

Adaletsizliğe, zulme ve talana karşı milyonların sokağa döküldüğü Haziran ayının üzerinden 7 ay geçti. En barışçıl protestoya dahi ölçüsüz tepkiyle saldıran zihniyet 7 ay önce gencecik canlarımızı bizden aldı. Ethem, Abdocan, Medeni, Mehmet, Ali İsmail ve Ahmet Atakan'ın ardından kaleme aldığımız Toplumsal Bellek Platformu’nun bildirisinde bu gencecik canların katillerini tanıdığımızı haykırıyorduk. Yıllardır devam eden ve hiçbir şekilde adalet önünde hesabı verilmemiş cinayetlerin katilleri ile Gezi’de kaybettiklerimizin katilleri aynıydı.

Aynı katiller 1948 yılında Sabahattin Ali'yi 2007'de Hrant Dink'i elimizden aldı. Ve katili bildiğimizi haykırırken bir şeyin daha farkındaydık. Yıllardır adaletin çürüdüğü mahkeme salonlarında suçluyu cezalandırmak bir kenara, ödüllendiren bir hukuk anlayışı yine devreye girecekti. Tıpkı Abdi İpekçi'nin ve Zeki Tekiner'in katillerini serbest bırakan, Madımak canilerinin davasını zamanaşımına uğratan, Hrant Dink cinayetinde örgüt bulamayan, Metin Göktepe'yi "sandalyeden düşüren", Yusuf Ekinci cinayetinin soruşturmasını atıl bırakmak için savcıları alelacele değiştiren "adli süreçlerde" olduğu gibi.

Üzülüyoruz... Yine haklı çıktık. Gencecik değerlerimizi hunharca ellerimizden alanlar göstermelik yargılamalarına başladılar ve adaleti kirletmeye devam ediyorlar. Ethem'in davası için hazırlanan ve iddianameden çok sanık savunmasına benzeyen iddianame aklımıza geliyor. Ali İsmail cinayeti ile ilgili davada duruşmaların "güvenlik" gerekçesi ile Kayseri'ye alındığını ama diğer yandan yargılamanın sağlıklı devam etmesini engelleyecek şekilde ifadelerin Ankara, Eskişehir ve Hatay'da alındığını, kısaca yargılamanın 4 ayrı mahkemede gerçekleştirilmeye çalışıldığını görüyoruz.

Dünyanın en büyük adliye sarayı diye övünülen Kartal Anadolu Adliyesinde avukatların talebine rağmen kamuoyunun ilgisinden uzak tutmak için 20 kişilik duruşma salonunda yapılan Mehmet Ayvalıtaş ile ilgili davada cinayetin basit bir kaza gibi gösterilmeye çalışıldığını görüyoruz. Hasan Ocak'ı, Ethem'i, Musa Anter'i, Abdocan'ı öldürenler adaleti de öldürmeye çalışıyorlar.

Toplumsal Bellek Platformu aileleri olarak, 3 Şubat'ta Ali İsmail'in, 5'inde ise Mehmet'in duruşmalarında olacağız. Onların aileleri bizim de ailelerimiz olduğu için, oğlunun resmini elinden düşürmeyen ve onun yokluğuna dayanamayıp aramızdan ayrılan Fadime Ana için, Ali İsmail'in çakmak çakmak bakan gözleri için, adalet için, biraz olsun vicdanını dinleyen hâkimler görebilmek için orada olacağız.

Daha güzel bir ülke özlemiyle aramızdan ayrılan bu gençlerin anılarına sahip çıkmak için herkesi desteğe davet ediyoruz.
Tüm ilgilileri ve yetkilileri ise hesap vermeye çağırıyoruz.

Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

  

 

 

 

Basın Açıklamaları

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın Açlık Grevlerine İlişkin Basın Açıklaması

15.05.2017

Devamı için Tıklayın >>>

Can Dündar ve Erdem Gül'ün Tutuklanmalarına İlişkin Basın Açıklaması

04.12.2015

Devamı için Tıklayın >>>

Berkin Elvan'ın Öldürülmesine İlişkin Basın Açıklaması

11.03.2014

Devamı için Tıklayın >>>

Ali İsmail ve Mehmet’in duruşmalarına çağrı

03.02.2014

Devamı için Tıklayın >>>

Gezi Olaylarına İlişkin Basın Açıklaması

15.06.2013

Devamı için Tıklayın >>>

Reyhanlı Saldırısı Hakkında Basın Açıklaması

21.05.2013

Devamı için Tıklayın >>>

Roboski Katliamının 71. Haftası Hakkında Basın Açıklaması

16.05.2013

Devamı için Tıklayın >>>

Roboskili Aileler Tarafından Yapılan "71. Hafta Perşembe Değerlendirmeleri" Basın Açıklaması

16.05.2013

Devamı için Tıklayın >>>

Uğur Mumcu ve "Enkaz" Hakkında Basın Açıklaması

24.01.2013

Devamı için Tıklayın >>>

Açlık Grevlerine İlişkin Basın Açıklaması

24.10.2012

Devamı için Tıklayın >>>